Eğitim DünyasıEğitim HaberleriGüncel Haberler
Popüler

Eğitim Kalitesi Olarak Türkiye

Eğitim bireyin ve toplumun gelişmesi, çağa ayak uydurması için gerekli olan unsurların başında gelir. Türkiye de eğitim için harcanan para azımsanmayacak kadar çoktur. Ancak devletin eğitime harcadığı para ilk etapta eğitim kurumları için yeni binalar açıp eğitim kurumlarında gelişen teknolojiyi uygulanabilir hale getirmeyi amaçlar. Gerçekten de ülkemiz yukarıda bahsettiğimiz konularda hızlı bir ivme kazanmıştır. Şu an baktığımızda yeni okul binalarımız var. Bu okulların büyük bir çoğunluğunda akıllı tahtadan bilgisayara birçok teknolojik alet bulunmaktadır.

Eğitim Kalitesi Olarak Batılı Devletler ve Türkiye

Makalemizin girişin bahsettiğimiz gibi eğitim imkânları bakımından Türkiye belli bir seviye gelmiştir. Ancak bu kesinlikle yeterli değildir. Eğitim kalitesi olarak bireyin nitelik ve niceliklerine ne kadar etki edebiliyoruz önemli olan soru budur. Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerine nazaran eğitim kalitemiz maalesef düşüktür. Öyle ki bugün Prof. Doktor Aziz Sancar Nobel ödülünü aldığı çalışmasını Amerika Birleşik Devletlerinde icra etmiştir. Aynı şekilde diğer Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamukta öyledir.

Kuzey Amerika ülkeleri ve Avrupalılar neyi doğru yapıyor? Ya da bir başka değişle Türkiye neleri yapamıyor? Bu sorular üzerinde biraz kafa yoralım.

Kalitenin Artması İçin Neler Yapılmalıdır

Öncelikle ele almamız gereken konu eğitimcilerimiz, ülkemizde maalesef ki Eğitim Fakülteleri düzgün işlemiyor ve sadece alan bilgisiyle donatılmış Pedagojik Formasyondan ve Milli Eğitim Kanunundan bihaber öğretmenler yetiştiriyoruz. Eğitim bir pedagoji işidir. Kuzey Amerika ve Avrupa’da pedagoji bilgisi olmayan kişiler öğretmen olamaz bu sorun çözüme kavuşması gerekiyor.

Eğitimde kalite açısından diğer bir sorun müfredattır. Gerçekten ülkemizde çok yoğun bir müfredat vardır. Bu yoğunluk çocuklarımızı gerçekten bunaltıyor ve okula karşı olumsuz bir hava oluşturuyor. Yoğun müfredat çocuklarımızı ezbere yöneltiyor. Böylece çocuklarımızın yeteneklerini keşfetmemiz engelleniyor. Kuzey Amerika ve Avrupa müfredat bakımından ülkemize nazaran çok daha sadedir. Bu da öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmesine imkân sağlıyor çocuklar okulu bir eğitim ve eğlence merkezi olarak görüyor. Böylece isteklilik düzeyi artan çocukların yetenekleri keşfedilip daha sonra ki eğitim dönemlerinde yeteneklerine göre tercih yapılmasının önü açılmış oluyor.

Bir diğer sorunumuz ders saatlerinin yoğunluğudur. Gerçekten çocuklarımız okullara sabah giriyor akşam çıkıyor. Ders saatleri çocuklarımızın sıkılmasına ve eğitim kalitesinin düşmesine sebep oluyor. Kısacası eğitimde kalite için;

1-Öğretmenlerimiz iyi bir eğitimden geçirilmelidir.
2-Müfredatın yoğunluğu azaltılmalıdır.
3-Ders sayıları ve saatleri azaltılmalıdır.
4-Eğitim ve Öğretim için gerekli olan bütün materyaller ülkemizin her bölgesine ulaştırılmalıdır gereklidir.

İlgili makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close